Istırancalar

Yılın her mevsimi bir başka güzel oluyor Istırancalar.

Daha birkaç ay evvel tabiat kızarırken gitmiştik Istıranca dağlarına.

Köyler yaklaşan kışa hazırlık içindeydi. Bazı evlerde pekmez kaynatmak için odunlar yığılmış, bazılarında ise yanan ateşin tatlı duman kokusu vardı.

Read More » Yorum Yok »

Sayı 164 – Onlar varken geçilmezdi Çanakkale

Dedemizin abisinden bahsederlerdi arada sırada.
Musa oğlu Rakum…
Köydeki evin önünde dikili yaşlı dut ağacını savaşa giderken dikmiş.
Ağaç halen dimdik. Çocukluk yıllarımızın yaz tatilleri gölgesinde geçti. Üst dallara tırmanmak dayılarımın çocuklarının becerisine giriyordu. Ağaca tırmanmak hiç harcım olmadı ama dallardan dökülenler bile yemekle tükenecek gibi değildi.
Vakti geldiğinde dallardan yağmur gibi dut yağar. İnsanlar, kuşlar ve ağaca dadanan kurtlar dut yemekten usanır, toprak dallarından dökülmüş dutlarla kaplanır.
Rakum dede askere giderken dikmiş.
Kimbilir ne düşünmüştü? Kalem gibi bir fidanı toprağa gömerken gidişinin bir dönüşü olamayacağını mı?
Köyünü terk ederken geride bıraktığı karısını ve kundaktaki çocuğunu bir daha asla göremeyeceği ihtimali mi vardı aklında?
Konu vatandı. Gerisi teferruattı.
Ama… “Madem gidiyoruz ve belki dönmemek de var, bir dikili ağaç kalsın ardımızdan” dedi belki de.

Rakum …

Read More » Yorum Yok »

Sayı 163 – Mektepten karlı bir anı

Yatma saati geldi çattı ve herkes yataklarına girdi. Işıklar söndü. Orta avlunun üstünü kaplayan çatıdan, sağanak yağmurun sesi geliyordu. Rüzgarın şiddeti ile daha sert vuran yağmur damlaları binlerce farklı ritim ortaya çıkartıyordu. Gökyüzünün kırmızılığı ise yatakhanelerin büyük camlarından içeriyi aydınlatıyordu.

Read More » Yorum Yok »

Sayı 162 – Sahaf Simurg

Arkadaşım da anlaşılan benim gibi seyrek uğrar olmuştu İstiklal’e. Aslında kendimize karşı daha dürüstçe itiraf etmemiz gerekirse eski alışkanlıklarımızın yerine modern zamanların kolaylıklarını ikame etmiştik belki de. En yakın kitap market zinciri veya elektronik ticaret mağazasından kitap satın alır olmuştuk.

Read More » Yorum Yok »

Sayı 161 – İstanbul Sarı Edirne Kırmızı

İstanbul’u batıya doğru yol alarak geride bırakmak; hafif eğimli bayırların kilimsi desenlerini ve ucu bucağı belirsiz ovaları görmeye başlamak anlamı taşır benim için. Yollar Edirne’ye; yani tarihe, lezzete, doğaya ve güzel insanlara çıkar sonunda.

Read More » Yorum Yok »
 Page 1 of 8  1  2  3  4  5 » ...  Last »